Tutunup dere kenarındaki ince sazlara
Bu gezegenin en eski türküsü
Kendi başına iner yorgun
Kendi aydınlığına
Elin elime değmeden avuçlarımı terleten sıcaklığını taa içimde
hissetmek.
Anlattıkça üşüyor, anlattıkça ısınıyor yüreğim.
Bugün sardunyalarım da açmadı
Varlığınla yokluğun arasında kalmayacağım artık, sadece olmayacaksın. Sensiz kalma ihtimali olmayacak aleyhine kurulmuş cümlelerimin sonunda. Belki birkaç satır arasında unutulacaksın bir müddet sonra. İçimden olmayacak, boş bir kağıdın gölgesine sığınmayacak sana sitemlerim.
Ne dugumler cozdum ne asklar gordum ..
Sevenler vardi hepsi arkasini dondu gitti bana sadece izlemek kaldi ...
Her satırı
Mendireğe dizili karabataklara benzeyen
Bir mektup bırakarak
Balıkçı koynundan
Yalnızım ben gecelerde,gündüzlerde
Yalnızım ben güneşin doğup battığı yerde
Yalnızım ben en iyi, en kötü zamanlarımda
Yalnızım ben senin yanında olmak isteyipte olamadığımda
senden kilometrelerce uzaktayım belki…
elini uzattıgında tutamayabilirim çogu zaman…
| Pt | Sa | Çr | Pr | Cu | Ct | Pz |
|---|---|---|---|---|---|---|


